Volboysan Paint

31 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori Tasarımlarım

Yaptığım ilk web sayfası tasarımı :)

www.volboysanpaint.com

Sevgilim Yoksa Sen Sevgilim Olmayabilir misin?

31 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori Şiir

Hiç bir yerinde yok asaletin ibresi…
Sessinde kımaşmasında tensel bir büyünün atlasan ilibas ve kuytu bakışlı mavi gözleri…
Sanki hepimize bütün şiirleri hâlâ fısıldayan bir eski büyük şairmiş gibi…
aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından…
Hiç bir yerde yok asaletin ibresi…
Bir adamın yüzünde yada yalana çok benzeyen bir doğru sözünde belki…
Saçlarının çevreminde ıslak bir beyaz kadının yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında ve kokusunda çiçeklerinin kanır eşin…
Elbet şiir olacak şairin tesellisi ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların…
Yazana değilse bile okuyana faydalı…
Bak aynı başına gelmiş adamın benim başima gelen o da üzülmüş aynı benim gibi benimki daha acıklı değil onunkinden fiyakalı değil onun acısı benimkinden…
Sade güzel olan kelimeler….sade kelimeler….kelimeler…
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya…
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkın aşık olmadık…
Bir elim sana uzanır öteki berikinin zaten elinde…
Bırak yoluma gideyim bildiğimce…
Yabancısı olduğum birsey değil yabancılar…
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer… erkekler…..
Eğer bir söz bir ses bekliyorsan bu adamdan…
İçinde hiç göndermek isteği bulunmayan bir ‘git’… lazımsa eğer…
İşte orda duruyor… ağzinin bir yerinde…
Almak istermisin dilini sokup aklımı…
Sana ait olan herşeyi bir nefeste…
Bir göz yumma anında…
Bir soğuk telefon konuşmasında…
Geri alabilirmisin…
Seni benden geri alabilirmisin…
Kovabilirmisin beni senden…
Sevgilim yoksa sen sevgilim olmayabilirmisin….

Yılmaz Erdoğan

Öyle Bakma Çünkü

31 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori Şiir

Güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden
dünyaya,
hayreti hasret ve biraz da
bayat bayram şekeri kederiyle bakan,
aklı canbaz,yanağı al,
sesi çilek aroması
bir çocuk oturuyor
gözlerinde…

Yılmaz Erdoğan

Çiçek Bahçesi

04 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori Flash Mekanı

Siyah flash alana mouse ile tıklayıp istediğiniz kadar sürükleyin :)


Pervane Ateşe Aşık

03 Temmuz 2009 Yazan  
Kategori Alıntılar

Alevler birbirlerinin üzerlerine basarcasına yükselir, sanki gökyüzünde bir yerlere ulaşmak, birşeyler kapmak istercesine uzanır da uzanır..”Pervane Böceği” ateşin çevresinde döner,döner,döner…Alevlerle oyun oynuyor gibi döne döne bir alçalır,bir yükselir; birden bedenini yakalamaya,sarmaya çalısan ateşin içine kendini atar..Tüm sessizliğiyle bir hüzün çöker ateşin aydınlığına,ve hüznün “maskesi” yoktur…

“Pervane Böceklerini” bilirsiniz değilmi?..Hani bir mum alevine ışığa, ateşe aşıktırlar yaratıldıklarından beri..Bu öyle bir ışık ve ateş aşkıdırki gözleri başka birşey görmez onların..
Ateşin çevresinde döner dururlar..Yaklaşırlar,uçarlar,ateşi koklar sıcağı çekerler içlerine ve en sonunda ateş olur yanarlar..Her pervane böceğinin sonu aşık olduğu ateşin içine dalıp yanmaktır..Kavrulmaktır vuslat onlar için.Ulaşmaktır kor olarak, mutlak aşkın salt mutluluğuna..

Bu pervanelerin piri Yüce Mevlana’dir.Demiştirki onlara ve bizede; ne diye aşk tarifleri yapar durursunuz?.Aşkın bir tek tanımı vardir ve öyle uzunda değildir: Aşk Gerçektir.
Gerçek aşkı sembolize edebilen, tam anlamıyla simgeleyen bir tek hayvan vardır, o da “Pervane Böceği.”

Yanıp tutusup,aşkında aşkı,aşkında gerçeği,gerçeğinde ise tam kendini bulanlara ne mutlu…