Gülay – Türkülere Söyleyin Sılaya Dönsün
19 Ağustos 2010 Yazan Kermit
Kategori Sevdiğim Şarkılar
Acının rengini gördüm gözünde
Tutuştum yandım kendi közümde
Inan biliyorum suçluyum işte
Sende oracıktan öldürme beni..
Dağ soluma kentler karıştı
Sevda iklimine kimler bulaştı
Yüregim cığlığı arşa ulaştı
Sende oracıktan öldürme beni
Severemde nehrim kurumuş
Yüregim akmayalı
Gözü yaşlı kumlar kalmış payıma
Söyleyin kına yaksın gurbet haınına
Her kuytusunda hançerlenen türkülerim üşüsün
Türkülere söyleyin sılaya dönsün
Ömrümüzde acıların hükmü sürüsün
Yeni günün alnına çizgilenir uzun boylu acılarım
Görsün güneş nasılda zor bir tufanım
Taa kahin köyünden başlar ilk dağ duruşlu rüzgarım
Bundandır kentlere siğmazlığım
Haklı siğmazlığım
Bir susmadı usul usul mühür dilimde
Gülmeyi unuttum kent iklimde
Sürgün bir yüreğim gurbet elinde
Sende oracıktan öldürme beni…..
Türkülere deyin sılaya dönsün
Ömrümde gurbetin hükmü çürüsün
Seydunayım yeter, dağlar görünsün
Sende oraciktan öldürme beni..
Aşkın Şems Hali
12 Ağustos 2010 Yazan Kermit
Kategori Sevdiğim Şarkılar
Güneş ve Ay… !
Birimiz doğar
Birimiz batardı doğudan,
Ama yörüngelerimiz
Şaşmadı hiçbir zaman…
Uzaktan da olsa
Dönerdik işte
Aynı dünya’nın etrafında
Birimiz Dünya’nın uydusu
Diğerimizinin
Uydusuydu Dünya.
Aşk Ay/dı
Sen Güneş…
Gece ve Gün … !
Birbirinin ucuna ekliydik biz
Sen
Sevişmedeydin Ay’la ,
Bense geceden olma
Güneşden doğma…
Soğukluğuydun sen aşkın
Ben
Yakan nar’ı sevdanın
Dönüp dururyorduk
Bir yelkovan etrafında…
Zaman
Günahlarını örterdi senin
Ben çırılçıplak
Duruyorken ortada…
Aşk Geceydi
Sen Gün…
Rumî ve Şems… !
Dönüp duruyoruz
Bir ateş çemberinin üryanında
Yıllarca aranmış bir diyara varmış gibi,
Farklı doğuruyor bugün güneşi
Toprak ana…
Eteklerine takılıyorum sonra
Döndükçe ilahileşiyor
Bildiğim bu muamma,
Saatlerce kapalı gözlerle seyrediyorum
Aşk’ın en büyük ritüelini,
Sana olan körlüğümse
İşte bu Sema’dan kalma.
Kalk şimdi
Bir çember çizdim
Ayaklarının ucuna
Bastığında merkezine
Dünya yanacak çapında…
Ve anladın sonunda !
Aşk Sen’di
Sen …………………. ?????
/…Özüdür sözlerimin bugüne değin ettiğin her kelâm
Şems benim ama sen Rumî misin, Onu bilemedim vesselâm…/
.
.
.
.
.
/…Bir Maşuğun not defterinden…/
Teoman – Sevdim Seni Birkere
22 Temmuz 2010 Yazan Kermit
Kategori Sevdiğim Şarkılar
Sevdim seni bir kere
Başkasını sevemem
Deli diyorlar bana
Desinler değişemem
Desinler değişemem
Daha yolun başındasın
Değişirsin diyorlar
Oysa sana çıkıyor
Bildiğim bütün yollar
Sevgi anlaşmak değildir
Nedensiz de sevilir
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir
Sıla – Bana Biraz Renk Ver
18 Temmuz 2010 Yazan Kermit
Kategori Sevdiğim Şarkılar
Aç kapıyı ne olur dısarda kaldım
Çok üsüdüm sıcagına bel bagladım
Tahlisizlikler üst üste geldi
Kendimi güc bela yanına attım
Sana inandım koştum geldim
Dünde ne vardı unuttum geldim
Dünya yansın koyverdim
Bana biraz renk ver
En basından biliyordum adalet vardı
Hic kimse duymasa bi duyan vardı
En kötü kararlardan beterdi kararsızlık
Niyetlenince Tanrı yolumu actı
Sana inandım koştum geldim
Dünde ne vardı unuttum geldim
Dünya yansın koyverdim
Bana biraz renk ver
Mevlam Kulu Sevdim Seni
08 Mayıs 2010 Yazan Kermit
Kategori Sevdiğim Şarkılar
Yağmur yağar taş üstüne
İnce kalem kaş üstüne
Selam gelir baş üstüne
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay
Yağmur yağar ordan burdan
Üstümüze ipek yorgan
Seveceksen işte burdan
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay
Yağmur yağar ordan burdan
Üstümüze telli yorgan
Öpeceksen işte burdan
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay
Yağmur yağar çamur olur
Baklavalar hamur olur
Güzel kızlar gelin olur
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay
Vay dili dili kuş dili dili
Mevlam kulu sevdim seni
Vay dili dili kuş dili dili vay…
Hikayesi
zamanın birinde, ölüler ırmağının öte yakasına kadar ermiş de gelmiş bir dedeye sormuşlar.
“halleri nice idi?”
bilmem demiş dede. ırmağın içinde sürüklenmekten gözüm hiç bir şey görmedi.
içlerinden bir çocuk sormuş dedeye, peki suyu anlat o zaman.
içlenmiş dede, sürükleyen suyun sızısı… yaşımdan görümden bilgimden erinmedim sordum demiş dede.
sordum lamelife, her şey tek bir ol ile başladı,
ol dedin sen, oldum ben.
birazdan öl diyeceksin sen, öleceğim ben.
böylesi bir aşk ile tutkunken sana
sana rağmen senin kulunu nasıl sevebilirim ben?
su, duydu beni, içlenmiş olsa ki, dilsizliğine bir ara verdi demiş dede.
“sen sevmedin, zihin dediğin su, onun gönül dediği suyuna, suyun onun suyuna, su çekti…”
sonra demiş meraklı çocuk, ağzı beş karış açık.
hiç demiş dede, “yağmur yağdı”
bundandır, aşıkken acımaz daha beter yağar yağmur,
yağmur yağar yer yaş olur
uçan kuşlar sarhoş olur
aşkı anlatır bir cümle kurun hadi çocuklar.
aşkı anlatan en kısa cümleyi kurun demiş dede.
vay dili dili, kuş dili dili diye başlamış veletler
mevlam kulu,
bir günah işledim, sevdim seni diye geçirmiş içinden dede,
eline bir avuç toprak alıp.





Derici Çetin Usta